« Önceki | Sonraki »

26/6/2009

B'ağrım!








Yakın Bir zamandı, Bir masal düştü gönlüme...
Dillendirmek istedikçe dil lâl oldu, kelimelerle  oyunlar oynayıp cümlelerden kaleler kurmak istedikçe, kör oldu kalemin ucu...

Masal, 'B'ağrımdan Bağışlanmış  Bir 'B'alıknefesi Bağırışıydı...

Balrengi Bahaneler Bağlayıp Belime düştüm bir masalın içine...

Ne zaman ki düştü mumun alevi bakırın üstüne, karıştı Bakırla alevin rengi, dans etmeye Başladı gölgelerle Bakır ve alev... işte o an çözdüm Belimdeki Balrengi kemeri...

Basitti Belki aynaya yansıyan esmer Bakırın  suya düşmüş görüntüsü...
Öyle ki bir taş atıldı o suya, taş döndü suda halkalarla, o halkaların bir parçası hala durmakta Boynuma astığım Balrenkli gökkuşağında...

 

5/5/2009

I'm hAPPY ;)




Durmadan kurulup dağılan bu yerde
Hiç bir dost arama.
Güvenilir bir sığınak, hiç! ..

Bırak acı yüreğinde konaklasın
Olmaza çare arama...
Kimse sana gülmeden sen acıya gülümse,
Yaşamana bak!


Ö.Hayyam


KuLakLaRınıZın   paSı    giTsiN :)

20/4/2009

*











Güneşini kaybettiğinde gözlerini kapama yıldızlarını da kaybedersin

Gülümse geç..

Yüzünü güneşe güneşe çeviriyorsun her defasında,  arkanda kalsa bile..

Oysa yüzünü güneşe her dönüşün birer vaat oluyor..

Bundan böyle karanlığın sonsuz olacağını bilsende, yıldızlar var korkma!

Sakın yüzünü güneşe dönme!

15/4/2009

...







Elif  kıvamında  kıyama durmak gibi...
Merhametin  alfabesiyle konuşmak gibi susmak...

VaV olmak... Susarak, tek nefeste secdeye varmak...

VaV  olmak... Anne karnındaki  huzur...

VaV olmak... Elif ile doğrulmaktır...

VaV olmak... İkiyi Bire bağlayan.. Tek yapan...


Lâ,   mim'siz   bir yoldur... Ve Aşk'a   im'siz    bir yolculuktur...

Geç şimdi masanın başına, koy hokkana gece karası mürekkebinden... sen aşkını karalarken, pervanede yansın mum ışığında sana olan aşkına...

... Bismillah

10/4/2009

KaraböcüK :)







Günlerdir liste hazırlıyorsun... Her defasında yırtıp yeniliyorsun.. İsimlerin bazılarının üzerine birer çizik atıp, yeni isimler ekliyorsun, o günün getirilerine göre... Keşke hayattada o kâğıda yazıp üzerini çizebildiğin gibi birşeylerin üzerine birer çizik atmak  doğumgününe çağıracaklarının listesi kadar kolay olsa Karaböcüğüm...

Ama biliyorum ki, hani peşinde çok yorulsamda, yoğurduğum hamur kıvamına geliyor...

Bileklerim ağrısada, her yeni gün hep ama hep yeni yüzünle karşılaşmak çok çok çok güzel.. Ömre bedel..

Bu kadar zamanda beni o kadar çok şaşırttın ki, ama ben yinede alışamadım her defasında şaşkınlıkla kalakalıyorum öylece..

Seninle beraber uyduruktan ama gerçekten anlamlı, yazdığımız masallar;  içten, böyle yüreğime o minik yumuk yumuk ellerinle dokunan her bir kelimen ömre bedel..

Resimlerin benim için eşsiz.. Senin minicik parmaklarınla beyaza kattığın her renk gökkuşağı benim için.. Değerli!

Yarattığın ve sergileyeceğin tiyatro karelerini unutmamak gerek... Öğretmeninin kızınız bir oyun çıkardı dediğindeki içimdeki kıpırtıyı anlatmam imkansız!

Hikâye kitaplarını asla okumak istemeyen ama benim okuduğum kitaplara göz diken bir perim var benim.. Koparmasının doğru olmadığını bildiği halde yeşilin üzerinde duran papatya gördüğünde kendini tutamayıp yumuk avuçarının arasına saklayıp, "Anne sana sürprizim var!" diyen sevimli bir kızım var...


Nisan kokulu saçlarına yıldızlar iliştirdiğim minik prensesim,  geçen her yeni günde hep ama hep yeni yüzünü göstermeye devam et... Sen Nisan'sın, Hep Güneş'e bakmalısın...

Hep Güneş'e...